En iyi terapist insanın kendisi değil midir?
Yıllarca süren deneyim yolculuğu kendisine kattığı yeni fikirler demektir. Sadece zaman iyileştirir. Yaşadığı olaylar silsilesi yeni olaylara bakış açısını şekillendirir. Sizi en iyi siz tanır.
Bir çok alanında uzman terapist ve danışmanı için oldukça fazla paralar veren kişiler yadırgayabilir hatta cahil ve geri kafalı düşünülmüş bir söz birikintisi olarak görebilir bu yazdıklarımı. Ancak nihayetinde fark edilir ki insana en iyi yine kendisi gelmektedir. Affedin ama söylediklerim doğrudur.
Elbette sorunları konuşarak çözümlemek oldukça sağlıklı ve tercih edilir bir yöntemdir. Fakat bilinmelidir ki insan kendi başına sorununu fark etse ona göre hayatını idame ettirse kalıcı bir yaşam deneyi kazanmış olur. Evet söylenebilir ki birinden destek almak, daha farklı deneyimlerle tanışmak, belki daha sağlıklı düşünmek, konuşurken kendini bulmak terapi için gayet makul sebeplerdir. Dikkat buyuracak olunursa söylemek istediğim terapiye başvurmak yada ailenden destek almak arkadaşlarınla konuşmak bu hususta olmaması gereken bir yöntemdir demek değildir.
Demek istediğim her ne kadar destek alınsa da insanı insan yapan; yaşadığı olaylar, o olaylara bakış açısı, gösterdiği tepkiler ve sonuçları, bizzat kendi deneyimleridir. Şu noktada insana en iyi terapi kendisidir.
Kendinize odaklanın. Olaylara bakın şöyle. Sinirlendiğimde nasılım? Mutlu olunca ne yapıyorum? Beni mutlu eden yada üzen şeyler ne? Neye kırılır, en çok canımı ne yakar? Bunları bilmeliyim. Beni ben yapan şeyleri bilmeliyim. Kendimi tanımalıyım. Evet belki de bu noktada yardımcıdır terapi. Önünüzü açar, size ilham verir. Ama şunu unutmamalı terapi sizin yolunuzu açmaz. Elinizden tutup kaldırmaz. Sizi hayata hazırlamaz. Terapi gittiğiniz yolda size ışık olur. Ne yol olur ne de yolunuzu açar. Sadece yardımcı olur. Çünkü yolda sizsiniz yolu açan da sizsiniz.
Yorum bırakın