Yüzüklerin Efendisi’ni okuyan veya izleyen varsa sevebileceği türden bir eser. Zira yazarı aynı isim. Hikaye içinde büyücülerden, elflerden, cücelerden ve ejderhadan bahsediyor.

Doğruyu söylemek gerekirse bu benim yazarla tanıştığım ilk kitaptı. Yüzüklerin Efendisiyle ilgili bir fikrim dahi yoktu. Hatta hiç ilgimi çekmemişti. Ta ki bu kitabı okuyana dek.

Sayfalar ilerledikçe sizi mutlu sona ulaştıracağını en başından beri bildiğiniz ancak bunun nasıl olacağını bilemediğiniz bir macera. Kitabın sonu tahminimden daha farklı ve daha destanımsı bitti.

Ama kitabın beni bu kadar etkilemesi her zaman bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye bekleyiş ve heyecan dolu bir hissiyatın beni sarsması oldu. Bu kitapla beraber yazarın diğer eserlerini de okumak için sabırsızlandığımı ve neden daha önce bu deneyimi tadmadığımı merak ettiğimi söylemeliyim.

Hiç pişman olmayacağınız ve çok seveceğiniz bir epik fantezidir. Hatta bildiğim kadarıyla Hobbit, Yüzüklerin efendisinin başlangıcı niteliğindeymiş zaman kavramı olarak. O yüzden ilk Hobbit ile başlamak doğru bir karar gibi geldi.

Hikaye Bilbo Baggins adını verdiğimiz bir hobbit ile başlar. Hobbit, aynı elf gibi, cüce gibi bir tür. Anladığım kadarıyla hobbitler aslında sakin yaşamlarıyla bilinen birileri. Ama bizim hobbitimiz istemeden de olsa böyle bir macerada buluyor kendini.Ve zamanında cücelerin hazinelerini gasp eden ejderha Smaug’ dan intikam almak için yola düşüyorlar. Yolda kendilerini çeşitli engeller ve zorluklarla karşı karşıya kalsalar da kahramanımızın şansı yaver gidiyor ve bunları atlatmayı başarıyorlar.

Keyifli okumalar dilerim!…

Karanlıklar içindeki yüce Dağ'ın altında Kral nihayet yerleşti salonlarına!...

Yorum bırakın